Diyojen birgün elinde yanan bir fenerle gündüz vakti pazar yerinde dolanıyormuş.Tabi herkes şaşkınlık içinde.Ne yapıyor yine bu deli adam diye soruyorlarmış bir yanındakine.Sonunda biri dayanamayıp sormuş.

-Ne yapıyorsun Diyojen? elindeki bu fener de neyin nesi?

Diyojen’in cevabı gayet kısa ve öz:

-İnsan arıyorum!

Yıllarca filozoflar nasıl varolduklarını,dünyayı,evreni,canlıları ve bunların içinde kendilerini ve insanlığı arayıp durdular.Belkide en çok insan bunların neresinde?
Biz neyiz?sorusunun cevabını aradılar.Çünkü koca kainatı çözebilmeleri ve sorularına cevap bulabilmek için kendilerini ve insanı anlamaları gerekti öncelikle.Ama gel görki Diyojen’den bu zamana tam 2295 yıl geçti.Şansa bakın ki bizde hala insan arıyoruz.Peki biz insanda ne arıyoruz?
Daha doğrusu bizim için insan nedir?
Elbetteki nefes alıp veren,iki gözü iki kulağı bir burnu olan ve şarkı söyleyen birşey değil.İnsan nedir sorusuna milyonlarca farklı cevap bulabiliriz.

Neden?
Makro evren ve mikro evren bizim için hala büyük gizemlerle dolu.Dünya ve doğa bizim için tam açıklan(a)mamış bir konu olmasına rağmen bu kadar çok farklı cevapları olmamıştır.Sahi nedir bu Diyojen’den beri aradığımız bu insan?

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz