İçimizi nasıl dökeriz?

Sayfalarca yazmak iyi gelmiyorsa artık biz kime ne anlatırız?

Gözyaşlarımızın ardına saklıyorsak kırgınlıklarımızı daha nasıl konuşuruz biz?

Gecemizi gündüz ettiğimiz insanların ses tonunu bile unutmaya başladıysak kaafi midir bu göz yaşları?

Sorular, sorular ve sorular.

Bu denli karmaşık bir halden kendi benliğimiz zarar görmeden nasıl sıyrılırız?

Duvarlarla, saatlerle, gökyüzüyle, gözyaşlarımızla dertleşiyorsak daha kime ihtiyaç duyarız biz.

Gelme gecemin karanlığı,

Güneşimin kızıllığı,

Yağmurdan sonra ki toprak kokum, gelme artık!

Konuşman kifayetsiz bana.

Sen yine gidersin, bir yalnızlığım bırakmaz beni birde yazarken defterimi ıslatan gözyaşlarım.

Gelme ilkbaharım,

Gelme yazım, kışım,

Sonbaharda ki dökülen yapraklarım.

Seni sensiz sevdim ben.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz