Önceden hiçbir şeyi sevmezdim. Dünyayı, hayatı, seni, beni, onu- bunu – şunu.

Sevmezdim.
Önceden kendimi de sevmezdim hiç.En başta kendini sevmeli insan.

Çünkü anlamamış, bulmamıştım kendimi. İletişim kurmamışım.


Şimdi seviyorum.

Doğayı, kadınları, çocukları, yaşlıları, insanları…

Hayatı, ağaçları, kalabalığı, yalnızlığı, trafiği, stresi, sıkıntıyı, işi, gücü, aileyi, akrabayı …

Önceden kedileri kuşları köpekleri görmezdim bile.

Ağaçlar çiçek açsa pek umrumda olmazdı.


Bahar ın gelmesi gibi sonbaharı ve de kışı yaşamak… Pek umrumda olmazdı.

Şimdi selam veriyor ve seviyorum herşeyi. Sevmeye çalışıyorum.


Çünkü hayat bir mücadele ve yaşamaya değer olmalı.

Güneşi selamlamazdım, gözüme gözüme geliyor diye söverdim otobüse binmeden. Gözlük de takmazdım.

Önceden insanları sevmez konuşmazdım, yine pek sevemiyorum ama en azından gayret ediyorum.

Önceden hep nefret ve öfke doluydum.Herkese ve herşeye.

Şimdi umursamıyorum, dünya yıkılsa umrumda olmaz yani,parti verirdim dünya yıkılsa, sistem zortlasa,insanlar isyan falan etse…

Ben yine sessiz bi köşede kitabımı okurdum. Çayımı kahvemi sigaramı alır oturur düşünürDüm. Geçen zamanı ve hayatı.Yazılarımı yazmaya devam edeDrim.Yaşamaya devam ederdim.

Önceden anlamazdım. Ne bu insanları ne kendimi ne de hayatı.

Ben 3 arkadaşımın ölümünü gördüm.Birini tv den izledim. 3-4 sene kadar önce patlamada öldü.Öbürü can yoldaşımdı,eski ev arkadaşımdı,intihar etti,kendini eski okulunda iple astı.Birinin de yürüyen bir ölüye dönüşmesini izledim. İşte o 3.kişi de benim.Yani kendi kendimle de arkadaşım.Çünkü kimsem yok benim.Yalnızım her daim.

Sevmek için anlamak da lazımmış. Gözümün ucuyla kesip de iletişim kuramadığım o kızları, acıttığım gönülleri, kaybettiğim insanları, belki de ölen veya yitip giden arkadaşlarımı veya gençliğimi.


Önceden çok umursar çok endişelenir çok fazla ödün verir çok fazla hassastım. Öyle ki otobüs sırasında millete yer verirdim binerken. Şimdi onu da umursamıyorum. Tek isteğim bir yerlere yetişmek idi. Halbuki bazı yarım kalmışlıklar ve acele ile kaçırdığım hayat.
Rutinden nefret ederdim. Düzenden, sistemden, insanlardan, adaletsizlikten, parasızlıktan, işsizlikten, umursamazlıktan,kötülükten.ne bileyim her türlü negatif, sıkıcı ve katlanılmaz şeyleri.

Şimdi ben mi kötü oldum acaba, pislik biri mi oldum. Yoksa iyi ve kötünün savaşında taraf mı değiştirdim?.Ne oldu bana, neden hala nefret duyamıyorum?


Çünkü bana zarar veriyor.
Önceden sevmezdim ne seni, ne kendimi, ne de hiçbir şeyi.
Şimdi seviyorum en azından sevmeye çalışıyorum.
Gözlük takmak maske takmaktan iyidir. Maskeleri düşürdüğümüz zaman güneş suratımıza suratımıza vuracaktır. İşte o piştiğim gündür. Alnımdan akan teri sevdiğim gündür. Önceden var olmayı da sevmezdim şimdi herşeyiyle onu da seviyorum. Bu hayat boktan ve dayanılmaz olduğu kadar güzel de. Güzelliklerle dolu. Aynı sen ve ben gibi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz