Vedalardan bıkmıştım artık. Ama yıllardır olduğu gibi yine bir şehre ve şehirdekilere veda etmek zorundaydım.
Henüz 18 yaşındaydım. Ama bu yaşımda onca şehre onca insana veda etmek zorunda kalmıştım. İnsanlar hayatıma hep gıpta ederek bakarlardı sürekli şehir değiştirdiğim için. Ama bunu yaşamak hiç de kolay değildi. Yeni şehirler keşfetmek güzeldi. Görerek bir sürü şey öğreniyordun. Ama bu kadar çok yeni insan keşfetmek güzel değildi. Çünkü keşfettiğin her insanda güzel şeyler bulamayabiliyordun. Güvendiğin her insan aynı çıkmayabiliyordu. Her gittiğin şehirde onlarca insan tanıyordun. Ama çoğunu bir daha görmek istemiyordun hatta neden tanıştık ki diye sorguluyordun. Bir de çok seveceğin insanlar çıkıyordu karşına. Giderken geri gelicem seni görmeye diyordun ya da onlar geleceklerini söylüyorlardı. Ama yıllar geçiyordu ve belki hiç görüşemiyordunuz bile. Onun seni sevdiğini ve bıraktığın yerde her zaman bir dostunun beklediğini biliyordun. Ama iyi ya da kötü bir şey yaşadığında koşup ona anlatamıyordun. Ona sarılıp hislerini paylaşamıyordun. Ve dışarıdan seni gören insanlar hayatının çok güzel olduğunu söylüyorlardı bunca şeyi hiç bilmeden. İnsanlara, şehirlere alışmak çok zordur onları bırakıp gitmek gibi. Ama bunu kısacık ömürde defalarca yaşamak daha da yıpratıcıdır bir insan için.

1 Yorum

  1. bence insan istediğini yaşar. Kabul ediyorum her seçim bir vazgeçiştir ama nelerden vazgeçeceğiniz yine sizin elinizdedir.Ayrıca unutulmamalıdır ki: sizi seven mutlaka peşinizden gelir. sizi sevmeyenler de bırakın orada kalsın. Yani bence yıpranmak istemezseniz yıpranmazsınız. Ben hiç taşınmadım… taşınmak heyecan verici olmalı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz