İsim koymasını sevmediğim anların içinde kendimi bulduğumda çıkış noktası aramanın bir anlamı olmadığını farkettim.Ben çıkmaya çalıştıkça beni oraya sürükleyen şeyler ardı kesilmeden peşimden koşuyordu sanki.Bazen yorgunluğumu farketmeden yaşıyorum.Haksızlık ediyorum kendime hesap yapmadan yaşamayı rahatlık olacağını,bana mutluluk vereceğini zannediyorum.Bir şeylerin hesabınıda yapmadığım anda kendimi olduğum yerin büsbütün dışında buluyorum.Kayboluyorum ve hiç bilmediğim yerde olmak olayın büsbütün dışında olmaktan farksız bu durumdayken bile bir şeyleri farkediyorum ve yine hesap yapmamaya çalışırken aslında hesaba katmadıklarımla bu noktaya geldiğimiz farkediyorum.Yine anlatamadım kendimi değil mi ? Olsun ben yazayım yinede.

Biraz dökmem lazım kelimeleri ve şu an tam sırası.

Bazen öyle bir noktaya geliyorum ki biri bana bir yol söyleyse sonunun sormadan koşacak gibiyim,hayır hayır bu bir kurtuluş değil bu bir arayış.Hissettiğim tüm duyguları bir denize dökmek istiyorum sanki ama denizi bu kadar kirletmeye hakkım yok.Kelimeleri neden düşüncelerimle yarıştırıyorum?

Çünkü kelimeler düşüncelerimin içinde kayboluyor ve onları bulmaya çalışırken bile bir arayıştayım sanırım şimdi anlıyorum, kaybettiğimi arıyorum ben.

Ve bu kaybettiklerim hep düşünmekten kaçtığım şeyler.Sanırım artık düşünecek şeylerin kaçtığım şeylerin olduğunu farkettim,kafam çok karışık değil mi ? Farkındayım merak etme çünkü ben bile şu an ne anlatıyorum en ufak bir fikrim yok.

Yok olmuş şeyleri geri getirmeye çalışıyorum bunlar eksiklerimi tamamlamayacak belki aradığımın bu olduğunu farketmemi sağlayacak.Bu bir savaşsa eğer ben daha yolun başında yorgun düştüm ve artık savaşan ben değilim.

Hislerim düşüncelerimi tamamlıyor,düşüncelerim ise tüm benliğimi ortaya koyuyor.Bir insanı öldürenin düşünceleri olduğunu düşünüyorum.Kahretsin yine düşünüyorum ve yine benliğim büsbütün kelimelerle giyiniyor.Yazmayı bıraktığım anda çıplak kalacağım sanki,tamalamam gereken şeyler var ve bunlar bir hayalden daha fazlası.Ne biri yardım edebilir ne de biri olduğum yerden daha derin bir yere beni sürükleyebilir.Çünkü artık birinin ağzından çıkan tek kelime bile düşüncelerime saplayamıyor sadece kafamın bir köşesinden geçip avuçlarımın arasında buharlaşıyor.Hiçbir zaman kendimi biri için “en” olduğumu hissetmedim.Göremediğimi zannettiğim bir çok şey  bir gece ansızın girdabın içinde beni en derine sürüklüyor.Ya da bir öğlen saatine güneş tepeye vurduğu anda bir duvara bakmak bile göremediğim şeyleri bir anda kafamın içine kazıyor ve bunları ararken kendimi kaybediyorum.Şu an inanılmaz mutlu ve huzurluyum bu yazmak resmen beni uyuşturuyor,hep bir şeylere bağlanmaktan kaçıyoruz bir insanda bile,bende kaçıyorum ve şu an  kelimelerle oynamaya bağlandığımı farkettim ve bu beni bir insana bağlanmak kadar korkutmuyor hatta içimdeki her şeyi bir huzurun ortasına gömüyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz