ALİ, arkadaşları ve ben…

Onlar benim, sizin, hepimizin çocukları çok klişe gelebilir lakin sokaklar çocuk doğurmaz, efendim. Doğduğundan bu yana itilmiş örselenmiş vazgeçilmiş çocuklarımız bizim. Ah ne yapsak ki gülmekten öldürsek sadece sizi? Her fotoğrafın bir hikayesi vardır olduğu gibi aktarıyorum hikayemi;

-Çocuk: Abla saçların ne güzel kokuyor aynı annemin ki gibi…

+Ben: Teşekkür ederim annen nerede senin ?

-Çocuk: Savaşta öldü abla.

Sadece sustum o an dilsiz olmayı istedim oradan Ali atıldı söze “benimde babam öldü abla annem istemiyor beni” dedi, o an sağır olmak istedim daha on, on bir yaşında pırıl pırıl çocuklardı savaştan kaçmışlardı doğduklarında çıplaktılar ne bir bayrak ne bir ideolojileri vardı sadece çocuktu onlar ve sadece çocuk olamamışlardı. ”Gelin yanıma” dedim, bir fotoğraf çekelim sizinle böyle içten böyle güzel gülen böyle sarılan insanlar göremezsiniz görseydiniz eğer benim gibi dayanamaz ağlardınız. Bu fotoğraftan bir yıl sonra döndüğüm de memlekete abla diye bağırdı bir çocuk arkamdan Aliydi bağıran geldi sarıldı bana ben ona bir kere dokundum onun bana bakışı bin kere dokundu hayatıma. Ah be çocuk sen ne yüce bir yürek,sen nasıl kanayan yarasın ömrüme…

Susturulmuş,unutulmuş,kanatılmış,dokunulmuş binlerce Ali binlerce Irmak var attığımız her adımda geçtiğimiz her sokakta bizim çocuklarımız var. Bugün onların bayramı efendiler bugün o küçük hanımların ve beylerin en mutlu olması gereken gün. Bugün bayram. Bugün çocuklar erken kalkar, erken ölmez. Bugün çocuklar en güzel elbiseleri giyerler, kefen değil… Bugün çocuklar gülerler, kan ve göz yaşı dökmez hiç biri. Çocukların çocuk olacağı kahkahalarının kuş sesleriyle yarışacağı nice bayramlara…

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN…

-Ali ve arkadaşlarına…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz