Berbat Bir Edebiyat

0

Bir çok yerimden susturuldum. Erkekliğimden, dişiliğimden, sesimden, ismimden öfkeyle soludum. Size bu beden doğal değil, bu ben değilim diyordum. Hele o aynalar yok mu- camından, tuzundan nem kaptığım suretlerim – bir tasarımcının elinden çıkmış kadar yapay benliklerim- hiçbirini yaşayamadan gölgeme kaçıp saklanmak, düşten vurup geceme sığınmaktı hislerim. Mühim olabilse becerilerim, toplumsuz kalabilsem mesela, katlanmak zorunda kalmasam bacak arasından sıfatlara, birileri beni yazmış gibi okumasa ne olurdu?

Ne olurdu, düşüncelerim etimin yanında beş para etse? Senin için güzellikti, benim içinse aşağılık bir güzelleme- dogmaya yalakalık, heyhat! Biyolojik kıyım, kimyasal işleniş, metamorfik vızırdanışlar! Tekincil bir paradokstayım! Yolu yok, varlığı yok! Kendimi baştan, ama en çok da başımdan yazamadım! Ben, ben olamadım.

Susar tüm, ayakları uzayda. Susar bir toplum, fikri kalmış yorgan- yastıkta. Sorsan ahlakından geberecek, ey adam kefenin fuhuşta. Öyle de ‘berbat bir edebiyat’tayım. Ucum kırık, satırım dökük. Yan yana gelmez olur üç nokta. Virgülsüz çöp adamların dünyasında bir ünlemden, tüm renklerin anısına!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen isminizi buraya giriniz